Avrupa hibe programına sunduğum iki projem, ilk elemeden geçti
400.000.-+ 70 370.- Toplam 470 370.- euro (996 000.- ) TL
Bilindiği üzere, Türkiye ekonomisi son zamanlarda 2001
krizine rağmen çok ciddi bir performans sergilemiştir. 2002–2006 yılları
arasında uygulanan makroekonomik politikalar ve reformaların bu performansta
büyük rolü olmuştur. Ancak, Türkiye’de hala bazı sorunların
çözülmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Örneğin, Türkiye OECD üye ülkeleri arasında
459,8 milyar Dolarlık Gayri Safi Milli Hâsılası ile 12 sırada yer almasına
rağmen hala ülkede büyük bölgesel farklılıklar
bulunmakta
ve kişi başına düşen milli gelir hala herhangi bir AB üyesi ülkeden daha
düşüktür. Diğer taraftan, düşük katma değerli
olan sektörlerin üretim, yatırım ve ihracatta büyük paylarının olduğu
görülmektedir. Türk ekonomisinin % 99.8’ini teşkil eden KOBİ’lerin rekabet
edebilirlikleri ve verimlilikleri düşüktür. Ayrıca, KOBİ’ler finansa,
bilgiye ve danışmanlık hizmetlerine erişimde sıkıntı
yaşamaktadırlar. Artan dış ticaret hacmine rağmen, bu
düzey ülkenin dış ticaret dengesine olumlu olarak yansımamıştır. Turiz
gelirlerinin ihracat gelirlerinde olduğu kadar ülkenin dış kaynaklı gelirler
içerisinde büyük payı olmasına rağmen Türkiye’de hala doğal ve
tarihi miras korunamamakta ve ticarileştirilememektedir.
Bilgi toplumu konusunda ise Türkiye’de iletişim ve bilgi altyapısının yetersiz olduğu görülmektedir. Ayrıca, sanayi sektöründe araştırma geliştirme ve inovasyon kullanımı yetersizdir. Sektörel olarak daha çok düşük teknolojiye sahip ve ucuz iş gücüne dayalı yoğunlaşma yaşanmaktadır. Öte yandan, ülkedeki potansiyel genç iş gücü ve nufusa rağmen bu işgücünün becerisinin düşük olduğu ve ülkede ciddi işgücü piyasası dengesizliklerinin bulunduğu gözlenmektedir. İstihdam oranı 5 41 seviyelerinde olup özellikle kadın ve genç istihdam düşük seviyelerdedir. Bu bağlamda, Stratejik Çerçeve Uyum Belgesine göre Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı verimliliği, ürünlerin katma değerini ve çalışan sayısını yükseltebilmelerini teminen KOBİ’lerin problemlerine çözüm yolları aramalıdır. Ayrıca, Operasyonel Program araştırma alt yapısının seviyesinin yükseltilmesine ilişkin ihtiyaca cevap vermeli ve de Türkiye’deki araştırma geliştirme ve inovasyon alt yapısını geliştirmelidir. Bilgi ve iletişim teknolojileri alanında ise Operasyonel Program KOBİ’lerde bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımını yükseltmelidir. Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı ayrıca turizm sektörünün alt yapısını, turizm işletmelerinin hizmet kalitesini ve tanıtım ve pazarlama yeteneklerini geliştirmelidir. Stratejik Uyum Çerçeve Belgesinde belirtilen bütün bu hedefler Türkiye’nin 2001–2023 dönemini kapsayan ve
daha rekabetçi bir üretim yapısına ulaşılması, daha iyi ve yüksek gelir dağılımını sağlamayı ve de ülkenin bilgi toplumuna geçişini tamamlamayı
hedefleyen Uzun Vadeli Stratejisi ile birleştirildiğinde, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programının yol haritası daha açık hale gelmektedir. Yukarıda bahsi edilen sorunlar ve planlar bağlamında Bölgesel Rekabet Edebililik Operasyonel Programı Türkiye’de özellikle geri kalmış bölgelerde işgücünün becerilerinin geliştirilmesi, finansa erişim ve temel altyapı hizmetlerine yapılacak yatırımlarla bölgesel farklılıkların giderilmesi yolunun açacak politika geliştirilmesine ve kaynak kullanımına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı iki önceliğe dayanmaktadır; Öncelik 1: İş Ortamının Geliştirilmesi Bu önceliğin tedbirleri şunlardır; sanayi alt yapısının geliştirilmesi, finansal enstrümanların geliştirilmesi ve oluşturulması, araştırma ve geliştirme, inovasyon, teknoloji ve bilişim teknolojileri altyapısının yileştirilmesi, turizm alt yapısının ve pazarlama ve tanıtım faaliyetlerinin geliştirilmesi Öncelik 2: İşletme Kapasitesinin geliştirilmesi ve girişimciliğin desteklenmesi
Bu önceliğin tedbirleri şunlardır; İşletmelere temel bilgi ve danışmanlık desteği sağlanması, sanayi özel sektör işbirliğinin geliştirilmesi. 2001 verilerine gore Türkiye’de kişi başı milli gelir düzeyi en yüksek olan TR-42 NUTS II bölgesi ile kişi başı milli gelir seviyesi en düşük olan TR-A2 NUTS II bölgesi arasında 5 kat fark bulunmaktadır.